23 Haziran 2018 Cumartesi

0312 416 63 17

MAKALELER

Tüketicinin Korunması Tarafları

Tüketiciler satın aldıkları mal ve hizmetlerden memnun kalmamakta; umduklarını bulamayınca da psikolojik huzursuzluk duymaktadırlar.

Aynı ihtiyacı karşılamak üzere çeşitli marka, etiket ve ambalaj içinde birbirine çok benzeyen malların pazara sunulması tüketicileri şaşırtmakta, zihinlerini karıştırmakta ve malların değerleri hakkında da kuşku uyandırmaktadır.

Tüketiciler pazarda mevcut malların markaları, fiyatları ve kaliteleri hakkında gerekli bilgiye sahip olmamakta; yeterince fiyat-kalite karşılaştırması yapamamaktadırlar. Bu durumda, başta ara sıra satın alınan ama teknolojik değişme gösteren ve nitelikleri tam olarak açık olmayan mallarda olmak üzere şaşırmalara ve yanlış seçim, dolayısıyla tatminsizliklere yol açmaktadır.

Tüketiciler satın alma konusunda yeterli teknik bilgi ve eğitimden yoksun olduklarından, yanıltıcı reklamların, kendi duygularının veya çevrelerinin etkisiyle hareket etme eğilimi göstermektedirler. Bu eğilim de her satın alma işleminde dikkatli, titiz bir inceleme ve değerlendirme yapmaya olanak bırakmamaktadır. Zaten malların çoğu, karşılaştırma ve değerlendirme için teknik bilgi ve beceriyi gerektirmektedir.

İşletmelerin, kendi malları ve hizmetleri hakkında bilgi verici olmaktan çok duygusal nitelikli veya yanıltıcı reklâmlara yönelmeleri veya aşırı abartmaları tüketicilerin doğru seçim yapmalarını zorlaştırmaktadır.

Enflasyon ortamında sürekli artan fiyatlar tüketicilerin satın alma gücünü azaltmakta; fiyat artışlarına tepki göstermelerine yol açmaktadır. Ayrıca satın alınan mala gerçek değerinden fazla para ödediği kuşkusuna düşmesine neden olarak ayrı bir huzursuzluk kaynağı oluşturmaktadır.

Bunlara ilave olarak;

İşletmelerin yanıltıcı reklâm çabaları,

Aynı mamul için farklı satış yerlerinde, farklı fiyatların uygulanması,

Benzer mamullerin farklı ağırlık ve fiyatlarda olması, tüketiciyi seçimde zorlamaktadır.

Ayrıca satılmayan mamullerin eski fiyatlarının değiştirilmeyerek, ucuz izlenimi yaratılması ve benzer aldatıcı satış çabaları

         Can ve mal güvenliğini tehdit eden arızalı, hatalı, güvensiz ürünler de tüketicinin korunmasını gerektirmektedir. 

 

Tüketicinin Korunmasında Taraflar ve Rolleri 

Bir ülkede tüketiciler pazarını oluşturan ve etkileyen öğeler:

Devlet

Tüketici ve

İşletmeler

Diğer İlgili Kişi, Kurum Ve Kuruluşlar

(Tüketici birlikleri, tüketici liderleri, tüketiciye yazılı basılı materyal hazırlayanlar, üniversiteler, tüketici eğitimi sağlayanlar).

 

 Devlet

Devlet piyasa ekonomisinin gereği bir yandan serbest rekabeti desteklerken bir taraftan da piyasayı düzenlemek, disiplin ve kontrol altında tutmak için tedbirler almak zorundadır. Bu konuda devletin bir tüketici politikası olması gereklidir.                            

Nitekim Anayasanın 167 ve 172. maddeleri devletin tüketiciyi korumaya yönelik uygulamalarının önemlilerinden biri sayılabilir. Ancak son yıllara gelinceye değin tüketicinin devlet tarafından korunması konusundaki politikaların işleyişi daima yavaş ve gerekli etkiden uzak olmuştur. Özellikle 8 Mart 1995 yılı, 22221 Sayılı Resmi gazetede yayınlanarak, 8. 9. 1995 tarihinde yürürlüğe giren 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun bu konuda atılmış en önemli adım niteliğini taşımaktadır. Çıkarılan bu kanunla özellikle tüketicinin korunması konusu tek bir çatı altına alınmış ve mevzuat açısından da önemli yenilikler ortaya konmuştur. 

 

Tüketici 

 Tüketici; bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak, nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişidir.

Tüketici olarak bireyin toplumda yer alışı çocuklukta başlayıp, yaşam boyu devam etmektedir. Farkında olsun ya da olmasın her birey mevcut yaşamını devam ettirebilmek için tüketmiş olduğu mal ve hizmetlerle ekonomiye yön vermekte ve onu tüketimleriyle desteklemektedir. 

 

Tüketicinin görev ve sorumlulukları

Dayanışma:

Tüketicinin kendini korumak, etki ve güçlerini geliştirmek için organize olmasıdır.

Eleştirel bilinç düzeyi:

Kullanılan mal ve hizmetlerin kalitesi ve fiyatlarını sorgulama konusunda hassas olma sorumluluğu

Faaliyet

Doğru bir alışveriş için kendini kabul ettirecek, farkına vardıracak faaliyeti ortaya koyma sorumluluğu. Tüketici pasif kaldığı sürece istismar edilecektir.

Sosyal sorumluluk:

Tüketimlerinin diğer insanlara etkisinin farkına varma sorumluluğu. Dezavantajlı ve güçsüz grupların farkına varma

Çevre bilinci:

Tüketimlerinin çevresel sonuçlarını anlama sorumluluğu. Doğal kaynakları korumaya ilişkin sosyal ve bireysel sorumlulukları tanımlama, gelecek nesiller için dünyayı koruma.

        

Tüketici Örgütleri     

         Ekonomik sistem içinde, teknolojik gelişmelerin örgütleştirdiği sanayici ve iş adamı örgütlenmelerine paralel olarak tüketiciler de örgütlenmeye başlamışlardır. Bu örgütlenme hareketlerinin temelleri 1908 yıllarına kadar inmektedir. Birçok ülkede, tüketicinin problemleriyle ilgilenilmesi ve bunlara çare bulunması özellikle kadın dernekleri tarafından ele alınmıştır.

Gerçekte tüketici hareketleri pazarda önemli etkilere de sahip olmaktadır. Bağımsız ürün bilgisi, işletmelerin organize faaliyetlerine kanuni zorlamalar yapma, işletmelerin ve ürünlerin tanıtımlarını denetleme gibi önemli özellikleri yerine getirmektedir. Bu durum yalnızca tüketici için değil, aynı zamanda kaliteli ve dürüst üretim yapan işletmeler için de önemli bir etkiye sahiptir. Ayrıca tüketicilerin örgütlenmesinin birçok etkisi vardır. Bunlar şöyle açıklanabilir;

Ürün Bilgisi, Etiketleme, Tüketici Eğitimi ve Bilgilendirmesi Yapmak:Tüketicinin bilmesine imkân olmayan mallara ait çeşitli teknik özellikleri tespit etmek amacıyla tüketicilerin birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Tüketiciyi bilgilendirmek için yapılacak sistemli çalışmaların, tahlillerin, deneylerin ve bunların tüketiciye duyurulması için yapılacak yayın faaliyetlerinin bir tüketici örgütü içinde ele alınması şarttır. Tüketici örgütlenmek suretiyle, bilgi derleme ve yayma faaliyetinin zorunlu kıldığı masrafları da kolaylıkla temin edebilecektir. Ayrıca, ürün bilgisi ve etiketlemeye ilişkin olarak, tüketici ilgileri yasal düzenlemeyi gerektirmektedir. Bunların başlıcaları; reklâmlarda dürüstlük, içindekiler ve beslenme etiketi, ürünlerin üretim ve son kullanma tarihi ve birim fiyatıdır.

Kalite Kontrolü Sağlamak:Tüketiciye, ilgilendiği malların özellikleri hakkında bilgi verebilmek için muhtelif uygulamalar görülmektedir. Bunların elde edilmesi için de çeşitli araştırma, deney ve tahliller gerekmektedir. Bu tür bir çalışmaya işletmelerin de katılması kalitelerini ispat etme açısından önemli olacaktır. Bu uygulamalar tüketiciye iki türlü fayda getirecektir. Bunlardan birincisi; tüketiciye mal ve hizmetlerin araştırma, deney, tahlil sonuçları ve benzeri özelliklerini duyurarak bilinçli alışveriş yapmalarını sağlama; ikincisi ise, malın özelliklerinin incelenerek tüketiciye duyurulacağını bilen işletmenin, mevcut standartlara uygulamaya kendini zorunlu hissetmesidir.

Devlete Etki Etmek:Tüketici hareketlerinin amaçlarından bir tanesi de devlete çeşitli konularda etkide bulunmaktır. Özellikle devletin kurumlara ve işletmelere yapacakları taleplerde örgütlenmiş tüketicinin sesi daha fazla çıkacaktır. Devletin almış olduğu ekonomik kararlarda, örneğin; fiyat tespitleri, zam oranları v.b. konularda devlete etkileri tek tek bireylerin etkisinden daha fazla olacaktır.

Yaşam Düzeyini Yükseltmek:Tüketicinin örgütlenmesi yalnızca tüketicinin gözle görülür sağlık ve menfaatlerini korumakla kalmaz, aynı zamanda dolaylı olarak da tüketicinin korunmasını gerçekleştirir. Ambalaj ve çeşitli atıklardan ya da çeşitli katkı maddelerinden doğan sorunların çözülmesinde de etkili olacaktır.

Tüketici Hareketlerine İşletmelerin Olumlu Tepkisini Sağlamak:Tüketici hareketlerine işletmelerin tepkisi çoğunlukla olumlu olmaktadır. Bu noktada birçok işletme tüketiciye zarar verici uygulamaları önleyici tedbirler almakta, zaman zaman hatalı ürünlerini değiştirme yoluna gitmektedirler.

Görüldüğü gibi tüketicilerin örgütlenmesi, onun korunmasında olumlu etkilere sahip olmakta, belki de devlet ve işletmelerin yapacakları faaliyetlerden daha da önemli olmaktadır. Bu nedenle de gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde tüketicilerin çeşitli biçimlerde örgütlendiklerini görmek mümkündür. Bunların bir kısmı ulusal, bir kısmı ise uluslararası nitelikler göstermektedir.